Seyithan Taşkıran son yolculuğuna uğurlandı

AMED 2014-01-04 22:35:04
Yazdir

Tutulduğu tek kişilik hücrede 18 Aralık'ta kalp krizi geçiren ve kaldırıldığı hastanede bu sabaha karşı yaşamını yitiren hasta tutsak Seyithan Taşkıran'ın cenazesi Amed'de toprağa verildi. 

Bitlis E Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulduğu tek kişilik hücrede 18 Aralık günü kalp krizi geçiren ve kaldırıldığı Van Dursun Odabaşı Tıp Merkezi'nde bu sabaha karşı yaşamını yitiren Seyithan Taşkıran’ın cenazesi Van'dan Amed'e uğurlanmıştı. 

Amed girişinde kitlesel olarak karşılanan Taşkıran'ın cenazesi Taşkıran ailesinin evine götürüldü. Ardından yaya olarak Sur ilçesindeki Mardin Kapı Asri Mezarlığı'na doğru yola çıkarıldı.

Mezarlık içinde bulunan camide kılınan cenaze namazının ardından sarı, kırmızı ve yeşil flamalarla donatılan tabut, omuzlara alınarak mezarlığa götürüldü. Gençlerin askeri nizamda yürüdüğü cenaze töreninde, yurttaşlar yakalarına Taşkıran'ın fotoğrafını taktı. Yürüyüşte sık sık, "Bijî Serok Apo", "Şehîd namirin" ve "Öcalan" sloganları atıldı. Cenaze törenine, Taşkıran'ın ailesi, MEYADER, Van TUHAY-DER, TUHAD-FED, BDP Diyarbakır İl Örgütü yöneticileri, BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan’un yanı sıra yüzlerce kişi katıldı. 

Dualar ve "Şehîd namirin" sloganları eşliğinde yapılan defin işleminin ardından saygı duruşunda bulunuldu. Törende ilk konuşan BDP Amed Milletvekili Nursel Aydoğan, özgürlük mücadelesi yürüten Kürt halkı için özellikle son 30 yılda cezaevlerinin her zaman arka bahçe olduğunu belirterek, "Özgürlük mücadelesi yürüten Kürtler bir gün cezaevleri ile tanışacaklarını ve cezaevlerinin soğuk duvarlarında kalacaklarını bilerek bu mücadeleyi yürütüyorlar. Bir taraftan bu mücadele yürütülürken, bir taraftan da cezaevlerini bir direniş alanı olarak görmüşlerdir. Cezaevindeki bütün tutsaklar bir taraftan özgürlük mücadelesini yürütürken, bir taraftan da cezaevlerini özgürleşme ve direniş alanı olarak bugüne kadar getirmişlerdir" diye konuştu.

Cezaevinde kalan her tutsağın yaşamının devletin güvencesi altında olduğunu, ancak Türkiye'de tutsakların yaşamının devlet tarafından tehlikeye atıldığını vurgulayan Aydoğan, "Cezaevlerine çoğu kez sağlıklı giren tutsaklar, cezaevlerinde ya böyle yaşamını yitirerek ya da tedavi edilemeyecek derecede büyük hastalıklarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Dolayısıyla, cezaevinde yatan her tutsağın ölümünden devlet ve mevcut hükümetler sorumludur. Her tutsağın ölümü Kürt halkının kalbinde derin yaralar açıyor ve izler bırakıyor. Ama inancım odur ki, her tutsağın ölümü Kürt halkı için yeni bir mücadele ve direnişi geliştirme durumunu yaratıyor. Bütün tutsaklar ve Sayın Öcalan özgürleşinceye kadar Kürt halkının mücadelesi devam edecektir" dedi. 

Taşkıran'ın kardeşi Murat Taşkıran ise "16 gün boyunca hastanede yaşam mücadelesi ağabeyime destek veren özellikle yürekli Van halkına minnettarız. Aynı dileklerimiz Amed halkı için de geçerlidir. Herkes hakkını helal etsin. O, Kürdistan’ın ve bizim şehidimizdir" dedi. Taşkıran ailesi ve Kürt halkına başsağlığı dileyen TUHAD-FED Genel Başkanı Zübeyde Teker ise "Kürdistan’ın özgürleşmesi çerçevesinde 40 yıldır cezaevlerinde direniş var. Bu direnişi kırmak için her türlü kirli politika yürüten bir devlet ve hükümet geleneği var. Arkadaşımız, bu politikalar sonucu hayatını kaybetmiştir" dedi. Hükümete seslenen Teker, "Çözüm süreci diyorsanız, yüzünüzü zindanlara döneceksiniz. Zindandakilerden özür dileyerek onları serbest bırakacaksınız ve bu tür acıların yaşanmasının önüne geçeceksiniz. Diğer türlü intikamcı politikalarınıza karşı bizim verebileceğimiz cevap, her zamanki gibi direnmek olacaktır. Kürt halkı mücadelesine ve şehitlerine bağlıdır. Siyasi tutsaklar ve önderleri bırakılıncaya kadar bedeli ne olursa olsun mücadele edeceğiz. Artık, bu kirli politikalardan bir an önce vazgeçilmelidir. Bu son cenazemiz olsun. Bundan sonra cenazeler gelmesin. Aileler bir an önce çocuklarıyla buluşsun" dedi. 

Konuşmaların ardından kitle sloganlar eşliğinde mezarlıktan ayrıldı. 

[...]

Van Valiliği, Van Gençlik ve Ekoloji Derneği’nin tüzüğünde bulunan 'Cinsel Yönelim' başlığının 'ahlaka aykırılık' oluşturduğunu iddia ederek derneğin kapatılmasını istemişti. Davanın ikinci duruşmasında bir ilk yaşanarak, İzmir Siyah Pembe Üçgen Derneği'nin müdahillik talebi kabul edildi. Dernek yöneticisi Gür, "Umarız sonraki süreçte benzer davalar için emsal olur" derken, Av. Erdem ise kararın kamuoyu tarafından davanın duyulması ve sahiplenilmesi açısından da önemli olduğuna dikkat çekti. [...]

DAİŞ çetelerinin saldırılarına karşı başlayan Kobanê direnişi, 72 günü geride bıraktı. 72 günlük direniş, Ortadoğu'daki bölgesel güçlerin ve uluslararası güçlerin birinci gündemi olarak kalmaya devam ediyor. Uluslararası güçlerin çıkar çatışmaları ve bu çıkarlar çerçevesindeki politik manevralar, Kobanê direnişinin yarattığı sonuçlar üzerinden şekil almaya devam ediyor. 72 günlük direniş, "düştü düşecek" diyenlerin de "cuma namazını Kobanê'de kılacağız" diyenlerin de heveslerini kursaklarında bıraktı. Kaç cuma geçti, DAİŞ çeteleri hala Kobanê'de cuma namazını kılamadılar. Ve kaç cuma geçti Kobanê hala düşmedi. [...]

Foto Galeri 12 resim gösteriliyor

Video
Yukarı Uç Dostum Yukarı Uç Dostum Yukarı Uç Dostum Yukarı Uç Dostum
Powered by bestanuce.com & Copyright 2012-2014 info@bestanuce.com

Bestanuce1.comon Google+